8 Ekim 2010 Cuma

İKLİM

ÇAKIRCALI EFE SENİ SAYGIYLA ANIYORUZ.


















İKLİM
Sert iklimler gibi yüreğimiz
Ovalıyoruz yanaklarımızı durmadan
Yanaklarımızı yıkayan göz yaşlarımız
Sessiz damlalar halinde düşerken
Ne kavgandan vazgeçmek ne de sevdadan
Bu yüzdendir göz yaşlarımız
En parlak yıldızlar gibi kaymalıyız
Gecelerin koyu karanlığına
Yıldız yıldız çoğalmalıyız
Akmalıyız kavganın ateşine
Bu kavga faşizme karşı
Kaçıncı düşüşümüz bu yolda
Bu kavganın ateşi yakacaksa
Bedenlerimizi varsın yaksın
Bir volkan gibi patlasın
Savrulsun küllerimiz yedi iklim
Yedi renk olsun kavgada dövüşenlere
Söylesin yoldaşlar türkülerimizi
Nazlı yara ağıt yakar gibi
Türkülerimiz yedi iklime bahar olsun.

ŞİİR AHMET ÇANTA..10.28..2010
ahmetcanta40@hotmail.com
ŞİİRLERİN TELİF HAKLARİ KORUMA ALTINDADIR

1 Ekim 2010 Cuma

Boş ömür.

















Boş Ömür.
Ah ulan ah bunca gecen boş ömür
Hiç düşünmeden yaşadın öylece
Farkına bile varamadın zamanın
Nehrin akışında kaybolur gibi
Ne sen ulaştın o engin denize
Nede düşüncelerin!
Var olan yok olanın arkasında
Gelgitlerinle geçti hayat
Artık var olanda yok olanda bitti
Gel de sen olma üzülme geçene
Ne çare artık var olanda
Hiçlerin arasında yok oldu

ŞİİR AHMET ÇANTA..10.1.2O10
ahmetcanta40@hotmail.com
ŞİİRLERİN TELİF HAKLARİ KORUMA ALTINDADIR

28 Eylül 2010 Salı

İSYAN

İSYAN
İsyanım büyük ise adaletsizliğe.
Kötülükte iyilikte Yüce Allah'tansa
Nasıl olurda yüce atfedilen.
Hem iyilik yapar hem kötülük.
Madem kötülük yapacaktı.
Şeytana gerek varmaydı!!

ŞİİR AHMET ÇANTA..9.28..2010
ahmetcanta40@hotmail.com
ŞİİRLERİN TELİF HAKLARİ KORUMA ALTINDADIR

25 Eylül 2010 Cumartesi

NEFES

NEFES
Biliyorum bir gün nefes alamı cam.
Açılmayacak bir daha bu gözler.
Susacak sonsuza kadar yürek.
Duymayacak bu kulaklar.
Hissetmeyecek bu benden acıyı.
Sevdiklerim dostlarım görmeyecek beni.
Yaşanan bunca acı hiç yaşanmamış gibi olacak.
Artık hissetmeyecek baharın çiğ damlarını yürek.
Kuşların nameli ötüşleri olmayacak düşlerimde.
Belki de geriye kalacak sadece bu satırlar.
Birde gerçekleştiremediğim düşlerim.
Ah daha neler kocaman bir yalanmış.

ŞİİR AHMET ÇANTA..9.29.2O10
ahmetcanta40@hotmail.com
ŞİİRLERİN TELİF HAKLARI KORUMA ALTINDADIR

4 Eylül 2010 Cumartesi

Bilinç












Bilinç insanın en değerli yanı olsa gerek.İnsanın kendisini kavraması ve çevresini bütünlemesine kavraması toplumsallıkla anlam kazanır. Yani bilinç kavramı genelde psişik kavramı ile eş anlamlı olarak kullanılmakta ve psikolojik bir olgu olarak görülmektedir. Oysa ki bireysel bilinç insanın en yoksul yanıdır. Bilincin toplumsal bir boyuta sahip olduğu toplumsal süreçte oluşan ve toplumsallığa ilişkin bir farkındalık adası olduğu çoğu zaman göz ardı edilir. Çevre toplumsal duyarlılık sorunlara kaynağında inmek kaynağında çözmek sorunlara toplumsal çözümler bilincin zenginleşmesini sağlar insanı sürekli gelişime yiter. Bilinç olgusunun sosyolojik bir görüngüye sahip olduğuna dikkat edilmesi.Doğumumuzla ölümümüze kadar süren yaşam dalgalı bir deniz gibidir.Bazen öyle dalgalanır ki deniz çarpa çarpa ne varsa kıyıda boğacak gibi çıldırır.insan yaşamda buna benzer bizide yaşam dalgalı deniz gibi çarpa çarpa yok eder.Biraz rahat etmek istesekde asla bırakmaz düşünce peşimizi!!

YAZAN..AHMET ÇANTA..9.4.121O.

24 Ağustos 2010 Salı

BOŞLUK

BOŞLUK.
Zamansız koca bir boşluk.
Sadece içine düşülen.
İçimi yakan sen-de değil.
Gerçekleştiremediğim.
Düşlerim olsa gerek.
Yalanlar söyleyemezdim.
Gidişini anladım ki.
Geri dönüşü yok.
Tarifsiz bir acı.
Her kaybediş bir tufan.
Tüm sevenler gitti de ne oldu.
Yalnızlıktan başka boşlukta ne buldu.
Sende gidebilirsin artık dönmemek üzere.
Biliyorum hep lavinyalar ölüyor.
Bu kaçıncı ölümüm lavinyalar gibi.
Bence sevgi savaşmaktır.
Çekip gitme değil.
Artık demiyorum bırakma beni.
Acı bir suskunluk olsun.
Sende git artık ne olacaksa olsun.

ŞİİR. AHMET ÇANTA..8.25.2010.

ahmetcanta40@hotmail.com
ŞİİRLERİN TELİF HAKLARİ KORUMA ALTINDADIR

19 Ağustos 2010 Perşembe

AHMET ÇANTA DENEMELERİ

SIKINTILAR VE DÜŞLER.
İnsan nedense zaman geliyor öylesine büyük ve değişik sıkıntılarla karşılaşıyor ki o anda ne yapacağını, nasıl hareket edeceğini bilemiyor düşmüş olduğu en derin sıkıntılar onu farklı kılmaya başlıyor. Hatta yaşadıkları ile arasında sanki bir sis perdesi varmış gibi olaylara sadece bakakalıyor. Zaman bu şekilde onun için ki anda durmuş gibi öylece hareketsiz kıpramadan süzülüyor soğuk bir düş gibi. Sanki eli, ayağı adeta tutmaz buza dönmüş gibi oluyor. Nasıl hareket edeceğini ne yapması gerektiğini bilemiyor, hatta neyi, nasıl düşünmesi gerektiğini bile kestiremiyor. İşte o anda göz yaşları mavi bir deniz gibi sessizce yanaklarından süzülüyor usul usul. Ben tam on altı yaşımda 27 eylül 1987 son bahar yapraklarını yavaş yavaş dökerken. Benimde son bahar yaprakları gibi yapraklarım zamansız soldu doslar acılarla yaşamayı erken öğrendim acılar adeta bende nasırlaştı artık hiçbir acı beni acıtmıyor kanatmıyor.insan çünküse hazırlıksız yakalanıyor ansızın gelen kötülüklere düşmüş olduğun biçarelik seni kıvrandırıyor. Hiç beklemediğin diğer hayata geciş yapıyorsun çevrendeki tüm insanlar ve sevdiklerin birer birer ayrılmışlar. Sen kendini hayata yeniden hazırlık düşlerin kurarken karşına öyle aşılması çok engeller çıkıyor ki o an işte tutunacak bir çöp arıyorsun öyle demeyin doslar çöp bile sizin için çok önenlidir o an acuruma yuvarlanacağını bilsen bile çekmek tutunmak istiyorsun. Bu kırk yıllık yaşam bana çok uzun gibi görünse de aslında idealleri olanlar için çokta kısa bir yaşam dilimi oluyor.
Doslar insan öyle bir varlık ki en yakındaki sevdiklerinle bile paylaşamıyorsun ve dertlerini kimselere içi açamıyor söyleme cesareti bile bulamıyorsun kendinde. Bunca zamana kadar çevrenin ne diyeceğine zerre kadar değer vermezken. şimdilerde kafasında insanın binlerce soru işareti uçuşuyor.Yok! ha diyor ara sıra Yok hiç önemli değil insanların ön yargıları yargılamaları, bilmeden atıp tutmaları…’ Ama bu kendinden emin halleri pek uzun sürmüyor. Seni çaresizlik öyle bir kıskacına alıp sıkmış ki bedenini, ruhuna bile söz geçiremiyor. Sanki odanın içine hapsedilmiş bir ruh düşünce seni özgür kıl sada sen aynı yerde ilerleme gösteremiyorsun yada kendine engeller koyuyorsun.
İçindeki bunca fırtınaya rağmen göz yaşlarına hakim olamıyorsun sessizce yanaklarından süzülüyor usul usul. Süzülüyor işte ama içini ferahlatmıyor. Bu enkazı karabasanı, bu omuzlarına bir anda çöküveren tonlarca ağırlığı hafifletecek, nafile azıcık bile nefes almasını sağlayacak hiçbir şey kırıntı dahil bulamıyor insan.
Mutlaka insan diyor Bir çözüm… bir çözüm bulmalı. Bunca çektiği acılar ödediğin bedeller yıların senelerin emeğine yazık olmamalı. Geçirdiği uykusuz gecelerin sabırla beklemelerin, yaşayamadığı hayallerin, düşlerin kendini hiçe sayarcasına yaptığı koşturmaların bir ödülü olmalı mutlak.Hayat bu kadar zalim ve acımasız olamaz diye geçiriyor içinden.
Dudaklarında bir şarkı mırıldanırken belli belirsiz grup yorumun dağlara gel o muhteşem şarkısı anlam buluyor yaşadıklarında ve haykırıyor sessizce tanrıya dinsel mitoslara karşı isyanım bağlamışlar ayaklarımı kollarımı .
Göz yaşlarımı da nedensiz akıtmamayı da öğrendim … içindekileri yok etmek istercesine dur durak dinlemeden savaşmak istiyorum.
Bir umut olmalı evet bir umut olmalı içinde bir yerlerde saklı duran hani en zor şartlar için sakladığın Şimdi tam zamanı işte. O umuda sarılmanın o minicik filizi yeniden itinayla can suyu gösterip sevgiyle büyütebileceğini düşlemek zafere ulaşmak için kendini yeninden hazır hissetmek olacaktır.
Sen direnmesini bil ye terki mutlaka geçecek tüm sıkıntılar ve bir de bakmışız ki o minicik umudumuz kök vermiş gülümseyerek çiçek açacağı baharları müjdelercesine içimizi tutkuyla sarmalasın doslar.

YAZAN AHMET ÇANTA...8.19.2010
ahmetcanta40@hotmail.com